Ana içeriğe atla

Padişah ve Üç Oğlu - Kıbrıs Türk Masalı

Bir varmış, bir yoğmuş vaktin birinde zamanın ikisinde bir padişah varmış. Bununda üç oğlu varmış en nihayet bunnarı evlendirmeye garar vermiş demiş ki:,

“Alacaksınız oklarınızı, atacaksınız kimin evine gidersa sizi onun gızynan evlendirecem.”,

Böyük oğlan atmış gitti sadrazamın evine onu evlendirmiş sadrazamın gızıynani, ikinci oğlan atmış okunu onu da evlendirmiş vezirin gızıylan çünkü vezirin evine gitti, üçüncüsü attığı zaman en küçük oğlan onun ok gider, gider gaybolur nere gider bu ok ararlar bulamazlar bir daha at, atar ok gider, gider gaybolur gene bulunmaz. Bir daha at atar oku gene gaybolur.,

“Eh demiş sen hayırsızsın gaç gaybol evden seni istemem artık, sen hayırsız bir oğlansın.”,

Nihayet oğlan almış başını dutmuş yolları arasın, okunu bulsun kısmetini nerededir. Gide, gide en nihayet gitmiş bir ağacın altına gonaklasın, otursun dinlensin birda bakmış attığı ok ağacın kökünde çakılı ağacın üstündede bir maymun seker, oynar:,

“Ben senin kısmetingim, kısmetingim.”,

Seker, oynar ağacın üstünde,

“Eh demiş madem benim kısmetigimsin, en aşağa gel.”,

Maymun endi aşağa, dudular yolları annesine, bubasına gidecekler geri, nihayet geceleniler. Maymun aslında maymun değil güzel bir gızdı ama tılsımlıydı o maymun gılıfının içinde, maymun postunun çindeydi. Bir tılsım yapar maymun bir güzel ev, bir güzel konak olur girerler çine, bir tılsım yapar maymun masallar şeyler gurulur, gökden böyle servis yapılır tabaklarnan, tebsilerinan yemekler gelir. Oturlar, yeler en nihayet ondan sonra, en nihayet gece olur yatacaklar şey edecekler, uyayacaklar postun içinden nasıl edersa çıkar o gız çok güzel bir gız olur. E şimdi bunu görür tabi oğlan neyin ne olduğunu, sabah olunca dutacaklar yolu gitsinner annelerine, bubalarına yani padişaha gidecek tanıtsın. Demiş:,

“Sen git önde ben arkadan gelirim.”,

Oğlan gider önde atıynan arkadan gızda maymun gılıfının içinden çıkar bir güzel gız olarak gelir neysa padişaha tanıdır. Ondan sonra tabi bu bir ara tekrar girer o gılıfın çine yani böyle girer, çıkar o postun çine oğlan der ki:,

“Ben buna lazım bir şey yapayım da devamlı olarak böyle güzel bir gız galsın”,

Ama maymun yani bu gız der genne:,

“Ben çıktığım zaman o gılıfın içinden sakın ol bir zara verme bu gılıfa sonra beni ebediyete gadar beni gaybeden.”,

Nihayet bir gün bakttı gene çıktı çinden gız, bir güzel gız oldu. Gılıf maymunun postu galdı oraşda demiş:,

“Haaa yakayım ben bunuda gurtulayım ben bu maymunun bu o postun şeyindada he hep gız galsın.”,

Çeker yakar postu yakana gadar gız bir güvercin olur pır der uçar çıkar dama, der:,

“İstersan beni bulasın yedi gat elbise yapacan ve ona göre çıkacan yollara, ır der uçar gider sakın peşimden gelmeda der tercih etmem der ama istersan yedi gat elbise yapacan da çıkasın yolla.”,

Nihayet bu dudurdu illa gidecek bulsun gızı padişah çeşit türlü etti genne,

“Gitme oğlum, yapma oğlum falan filan”,

Olmaz en nihayet bu dudu yolları az gitti, dere tepe düz gitti atı ay gece, altı ay gündüz, arpa danesi gadar yol gitti gide, gide, gide en nihayet zamannardan sonra gitti vardı bir çeşmeye, bakdı gördü bir gız su doldurur dedi:,

“O suda isterim benda içeyim dedi.”,

“Al dedi” gene,

Verdi gendine su desdiden içdi. Ama daha önce bunnar gonuşdu nerden gelin?, nere giden?, falan işte böyle, böyle dedi şey ederim. Yani ararım dedi kısmetimi ararım şey ederim. Onun için çok uzak yoldan gelirim dedi. Bilmem nasıl oldu işte orada gitti bunnarı gonuşdukdan sonra gitti tabi bu gız evde bahsetti işte böyle, böyle dedi da kısmetini ararmış:,

“Çabuk dedi git al gendinida gel dedi.”,

Çünkü gız anladı gendi sevdiğidir gendi gısmetidir. Git şey dedi:,

“Gel dedi da benim hanımım seni ister dedi.”,

Aldı gendini gitti eve görünca tabi sevdi şu buluşdular gız dedi genne:,

“Ne dudun yollarıda geldin? Dedi genne ben sana söylemedim dedimda tehlikelidir bu tarafları dedi. Bunnar dedi devdirlar da sen yeycekler dedi çünkü gızda devin gızıydı. Neysa az saat, çok saat, gızın anası gelir dev garısı çabucaktan bir tokat vurur bir iğne eder genni asar göğsüne, oğlanı e dev garısı gelir koku sezer:,

“Offf der bunun içi ben adem kokusu kokar.,

“E ne arar ben adem der genne ben adem der genne ben eder genne.”,

Galiba bu gız ne bileyim nasılıdı? tam analığıydı herhalde.,

“Ben adem der genne benim.”,

Çünkü ben adem benim dediğine göre yani herhalde onu insannardan çalma bir şeydi. O dev garısı tılsımladıydı gendini.,

“Ben adem ben dedi gendine istersan dedi gel beni ye.”,

“Yok dedi genne seni yeyceğme başımı, kıçımı yerim.”,

“ E yemin edersan dedi yemeycen gendini sana dedi gösteririm.”,

“İrafdan pamuk gılıfı düşsün, başımı yesin. Susuz perilerde boğulayım, geberilmiş gargalar gözlerimi oysun, yemem dedi.”,

Ala dedi çabucakdan bir tokat vurdu tekrar şey eder o tılsımı gaçırır insan eder çıkarır der aha:,

“Benim kısmetimdir dedi da geldi dedi.”,

Şimdi dev garısı yemin etti yeyemezda, napacak? İsterda yesin dedi oğlan:,

“Böyün dedi gidecem dedi da geliyim, ta gideyim da geleyim dedi isterim dedi bu ev yarı süpürülmüş, yarı süpürülmedik olacak, istediğim gibi olamasa dedi genne seni yeycem.”,

Oğlan ağlar, döğünür,

“Noldun be?” dedi genne gız. E valahi dei böyle, böyle söyledi bağa dedi yarı süpürülmüş, yarı süpürülmüş, yarı süpürülmedik olacakmış. Napacam? ben, nasıl edecem.”,

“Ama zor şey dedi genne hus dedi sen dedi süpür topla bir yere dedi genne ondan sonrada süpürgeyi bir ora vur, bir bura vur dedi genneda tamamdır dedi.”,

“Ala dedi.”,

Neysa oğlan öyle yapttı süpürdü topladı bir yere bir ora vurdu süpürgeyi, bir bura vurdu süpürgeyi dağıttı oldu yarı süpürülmüş, yarı süpürülmemiş. Geldi dev garısı bir bakdı. Yarı süpürülmüş, yarı süpürülmedik:,

“Ahhh dedi da öğretmenin var senin ama dedi elime düşecen dedi dur, gurtulamayacan elimden neysa” Ertesi gün olur dedi gendine:,

“Gidiyorum böyünda geleyim dedi isterim dedi bu küp gözyaşıynan dolacakda, gelecem da içeyim.”,

Aman anam ağlasa bütün gün, bütün gece yarım fincan ağlayamaz. Nedir yapacağı ağlar döğünür?,

“Noldun be” der gız.,

“E da nolayım be aha bu küp gözyaşıynan dolacağmışda gelsin da içsin.”,

“E düşündüğün şeye bak dedi daşı suyu doldur çine dedi al bir elek duzda at içine da al çopda garışdır aklımı sana mı, vereyim bundan golay şey mi var?”,

“Tamam” dedi gider öyle yapar, doldurur küpü bir elekda duz goyar garışdırır, gelir dev garısı böyle süpürür yerleri.,

“Haaaa der öğretmenin var ama dedi bir elime geçirirsam dedi onuda ongaracayım.”,

Neysa ertesi gün olur:,

“Gidiyomda geleyim dedi ta gideyimda geleyim dedi ekmek bütün olacak, köpeğin garnı tok olacak köpek selam vererek gelecek, eşek de gülerek gelecek aksi takdir dedi seni yeyceğim.”,

Eh ağlar döğünür napacak, nasıl yapacak bunnarı?,

“Gız dedi noldun?”,

“Eh valahi dedi böyle söyledi bağa dedi gidipda gelene gadar ekmek bütün olacak, köpeğin garnı tok olacak, köpek selam vererekden, eşekda gülerekden geleceğmiş napayım.”,

“Ama düşündüğün şeye bak dedi da gorktuğun şeye bak zor bir şeydir dedi gene, oy ekmeğin içini yedir köpeği, al eline bir değnek vur gır köpeğin ayağını dedi gene eşeğin da dudaklarını kes dedi gene da tamamdır.”,

“Ala dedi”,

Gidi dev garısı geldi gelene gadar bir da bakdı köpek çarpık, çarpık gelir selam verir, eşek da hiiii deyerekden gelir, gider bakar ekmeğe ekmek bütün.,

“Ahhh dedi öğretmenin var senin ama dur dedi da ongaracam napacam ben bunnara ister yesin? Dur dedi da ben seni ongarırım der dev garısı gendi, gendine.”,

Şimdi gızı da gendi akrabalarından biriynan evlendirecek vermez oğlan dedi:,

“Gidesin dedi da gız gardaşımdan alasın kemaneleri dedi da gelesin düğün yapacayık.”,

Ağlar döğünür bunu şimdi napacak, nasıl edecek bir şey yapalarsa? gendine bilmez da yol sokak.”,

“Noldun be dedi gendine gız.”,

“Valahi dedi söyler bağa gideyim gız gardaşından dedi deyzenden alayım kemaneyi da düğün yapacağmış, evlendireceklermiş bizi ben da bilmem dedi napayım?, ne edeyim ne şey edeyim gakdım düşdüm geldim bu yere dedi nolacak benda bilmem halimi?” dedi.,

“E dedi hiç merak etme, git dedi gendine bulacan dereyi dedi dere dedi gene akar bulanık su, al dedi gene bir avuç iç, oh Allah’ıma şükürler be ne güzel su söyle” şükret Allahın’a da geç gidecen bakacan dedi bulacan bir elma ağacı yüklü gurtlar dökülür üstünden alacan bir tane dedi yeycen dedi “oh ne güzel elma be Allahım’a şükürler olsun” deycen geçecen dedi, bakacan dedi köpek bağlı, eşek da biraz o yanda bağlı köpeğin önünde saman, eşeğin önünde kemik al değişdir genleri dedi da geş da git gidecen dei bulacan dedi deyzemi dedi hurunu garışdırır dedi ekmek salacak söyleycen gene dedi yolladı seni anam versin sana kemaneyi dedi söyleycek sana dedi bekle dedi buraşda da, gidiyorum dedi o gidecek dedi dişlerini eğelesin dedi şey dolabın üstünde kapda gaç ama dedi sakın dedi açama kemaneyi kutusunun içinden ondan sonra dedi biz bir çaresine bakacayık dedi da biz gaçacayık senininan hiç merak etme dedi”,

“Tama”dedi,

Neysa dediği gibin yapar gider bu bulur dereyi alır bir avuç su içer:,

“Oh Allahım’a şükürler olsun” der ne güzel su geçer deryi gider bakar bulur elmayı yüklü üstünden gurtlar dökülür keser bir tane yer oh ne güzel elma Allahım’a şükürler olsun der geçer gider bakar bulur köpeğnan eşeği, köpeğin önünde saman, eşeğin önünde kemik alır değişdirir gendilerni geçer, gider gider bakar dev garısı ha bire garışdırır hurunu memesiynan, der gendine geldim der kemaneyi veresin bana yolladı gız gardaşın isder.”,

“Eh dedi bekle beni buraşda da gideyim da geleyi dedi içeri alyımda getireyi sağa.”,

Girdida dişlerini eğeler içerde gelecek yesin genni çabucakdan kapıverir kemaneyi oraşdan pırlar goşdurur, bu sezindi şu aldı kemaneyi da goşturur birde bakdı böyle epeyi gitti, gidi eşeğin yanına doğru:,

“Dut eşeğim genni dedi.”,

Eşek bir ısırdı genni:,

“Gayleni çekerim dedi sen dedi benim önüme dedi kemik gordun dedi ama o saman godu.”,

“Dut köpeğim dedi genne”,

O da aynısını yapttı.,

“Gayleni çekerim dedi sen dedi benim önüme dedi saman gordun ama o kemik godu.”,

Gitti bu çabucakdan elmanın yanında bulunda goşturur zere.,

“Dut elmam gendini.”,

O da aynısını yapar.,

“Gayleni çekerim der gendine sen der gene gelirdin der gendine da aman ne pis elma tükürürdün ama o yedi da şükür etti ne güzel elmam söyledi.,

“Dut derem gendini dedi.”,

“Gayleni çekerim dedi. Sen dedi her gün gelirdin tükürürdün bana dedi ama o dedi içdi dedi da ne güzel su söyledi yok dutacam.”,

Geçti oğlan gitti merak etti açayım be bakayım bu kemaneyi. Aha söyler sağa açma ne açan açana kadar kutuyu dört bir tarafdan devler kemane çalarakdan gelir üstüne yeyecekler genni aman anam napacak bu onlar sihirli, tılsımlı neysa gız, yakınlaşdı ya artık heman haber aldı atılı verdi çabucakdan çünkü onnarı sihirli tılsımlıdırlar, hepsini toparladı dürü verdi kapattı tekrar ongarttı verdi eline gendi da bu tarafdan gitti görünmeden, aldı geldi oğlan:,

“Getirdim dedi.”,

“Ah dedi da genne senin öğretmenin var da ama nere gidecen gelecen elimden.”,

Neysa garar verdiler artık evlendirecekler gızı o akrabasıynan eh güveyi etti devi gızı da gelin ettiler oturtular şey etiler genneri oğlanın eline da yakdılar şamdanlıkları bağladılar şey ettiler, yana, yana nere gelecek en nihayet yanacak gitsin o da en nihayet gız bir teknik uygular uyudu verir devi güveyiyi gider yavaş, yavaş çözer oğlanı oraşdan alır oğlanı çabucakdan gaçar e bundan dev garısı sezinir şu gaçdılar. Gider bakar güveyi uyur oraşda bayılgın oğlan yok çözülmüş gız da yok:,

“Aman dedi da gaşdılar çabuk dedi gidesiniz dedi da bulasınız genilerni da getiresiniz bana dedi da ongaracam gendilerini, git be de gız gardaşına bul genleri da getir.”,

Gız gardaşı çabucakdan düşdü peşlerne ama gider, gider gız bindirdi bunu arkasına da havalardan uçar gider tılsımlı bunnar ya:,

“Bak, bakalım arkan ne var” dedi oğlana.,

“Bir beyaz bulutdur da gelir.” Dedi,

“Gorkma dedi gendine deyzemdir.”,

Çabucakdan yere iner bir tokat vurur genne eder gendini bahça tarlası gendi da olur baahçıvan.,

“Be bahçıvan görmedin buraşdan bir gızınan, bir oğlan geçsin.”,

“Aha buracığa golandura ekecem, aha buracığa madonaz ekecem, aha buracığa domadez ekecem.”,

“Be bahçıvan görmedin buraşdan bir gızınan oğlan geçsin.”,

“Aha buracığa biber ekecem, aha buracığa fasulya ekecem, aha buracığa börülce ekecem.”,

“Be bahçıvan görmedin buraşdan bir gızınan, bir oğlan geçsin.”,

“Aha buracığa karpuz ekecem, aha buracığa gavun ekecem.”,

“Ehhhh dedi senin gibi bahçıvanı da aha ben gaçıyorum dedi sana soranda gabahat zaten dedi.”,

Döndü tepesi arkaya:,

“Noldu be dedi dev garısı?”,

“Bulamadım dedi bir bahçacı buldum dedi sorarım, sorarım dedi söyler bağa dedi yok oracığa kolanduro ekecek yok bilmem ne ekecek.”,

“Ah dedi de dutmadın bağa getiresin gendini o da yıl on iki ay galaydı bahça darlası oraşda. Oydu dedi. Git be dedi gocasına çabuk sen git.”,

Tabi vurdu bir tokat etti insan bindirdi arkasına uçar havada gider.,

“Bak be bakalım ne var arkanda.”,

“Aman dedi öyle bir mavi buluttur da gelir.”,

“Gorkma dedi genne de bubamdır.”,

Çabucaktan indiler aşağa vurur gene bir tokat eder genni bir kilise,kendi da olur bir popaz gelir:,

“Be popaz görmedin bir gızınan, oğlan geçsin buraşdan.”,

“Aoo, aoo, aooo, aoğğğğ”,

“Be popaz görmedin bir gızınan bir oğlan geçsin buraşdan.”,

“Aooğğğ, aoooğ, aooooğ”,

“Be popaz görmedin bir gızınan oğlan geçsin buraşdan.”,

“Aooğğ, aoooğ, aooooğ.”,

“E... sana soranda gabahat dedi senin gibi popaza, ben gaçıyorum aha çekti, gaşdı.” Git bu:,

“Noldu be dedi bulamadın.”,

“Bir popaz buldum dedi kilisede şey eder sorarım gene dedi “aoooğ, aooooğ, aooooğ” hiçbir şey gonuşmaz.”,

“Ah dedi da ne dutmadın da getiresin dedi oydu dedi oda dedi galaydı yıl on iki ay kilise. Dur dedi şimdi ben gider dedi da onu ongarırım. Yok dedi sizin elinizden gurtuldu da benim elimden gurtulacak.”,

Vurdu oğlana bir tokat tekrar oğlan bindirdi arkasına havada gider.,

“Bak bakalım dedi oğlana ne var arkanda?”,

“Aman dedi bir gara bulutdur da gelir.”,

“Ah dedi gene de gork bu anamdır. Bu dedi anamdır bundan gork.”,

Çabucakdan iner aşağa bir tokat vurur gendine eder gendini bir ağaç, öyle bir fidan eder gendini, gendi da olur yedi başlı bir ejderha sarılırda, sarılır o fidanın üstüne yiro, yiro gelir e tanıdı şu ağaç oğlandır, o da gızdır salar ısırsın fidanı yedi başını uzadır açar gendini salar ondan ısırsın açar gendini galdırır yükseğe doğru yedi gafasıynan en nihayet sövdü gendine dev garısı öyle söver gendine,

“Bir budacığnı olsun ısırayım.”,

Gene açar öyle saldırır:,

“Eh..... dedi ne haliniz varsa görün dedi benda gaçıyorum.”,

Bırakttı genneri gaşdı. Neysa bir tokat vurur tekrar gız oğlana, ağaca gendi şey olur deylim gız olur o da oğlan olur alır genni tekrar sırtına gideler gittler padişaha neysa padişah garar verdi bunnara düğünneri yapacak evlendirecek gendilerini başlattı düğün çalar ahgam başladı kırk gün, kırk gece düğön edecek padişah gendilerine e dev garısı pişmon oldu oğlum yaptıkalarına dedi gendine:,

“Çabuk olunda hazır olunda gidiyoruk döğüne, nolacak dedi bu işin sonu dedi hem vazgeçtim dedi siz da vazgeçin dedi gidiyoruk döğüne.”,

Aldı gendilerini gitti döğüne, gız gardaşını almadı o hiyanettir. Onu almadaı gocasını aldı gitti. E git bunar düğüne e şimdi gakdı herkezde oyanar, padişah garısı da oynar padişah da oynar. E şimdi bu padişahı göze geçirtti. Oynarkana, oynarkana bu ama bu tılsımlıdır ya üstünden başlattı mahsus berki padişah garısının ilgisini çeker de şey eder de vursun kakmayı atlatsın geni. Oynarkana, oynarkana üstünden mücevherler döksün, hem oynar, hem üstünden mücevherler dökülür, hem oynar, hem üstünden mücevherler dökülür dev garısının e güzel bir bayan oldu. Dev garısı halinde garı mı senin padişahın garısı? o gadar zenginlik o gadar şey yetmez gendini tamahlık gaktı da başlattı mücevher toplatsın. Toplarkana, toplarkana bu oynamaya devam dev garısı eder şu görmez bir kakama vurur gendine galır oraşda bir kakamada gocasına vurur gocası da gider ikisinida öldürür padişahın garıyı da öldürür gocayı da öldürür o da padişahı alır evlenir kırk gün, kırk gece davul, zurna çalınır benda bıraktım da geldim onnar erdi muradına biz da çıkalım kerevetine.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şeftali Çocuk Momotaro - Japon Masalı

Eskiden, köyün dışındaki bir kulübecikte bir dede ile bir nine yaşarmış. Dede her sabah ormana gider, nine de evde kendi işine gücüne bakarmış. İkisi de çalışkanmış ve huzur içinde yaşarmış. Kuşkusuz, büyük bir üzüntüleri olmasaymış, daha memnun ve mutlu olurlarmış; çocukları olmamış ve yaşlılık günlerinde yapayalnız kalmışlar. Nine küçük avlusunu süpürürken sık sık "Ah, şimdi küçük bir oğlan ya da kız şuracıkta oynasaydı, ne hoş olurdu!" diye düşünürmüş. Dede de sırtında çalı çırpı yüküyle ormandan döndüğü zaman, küçük bir oğlanın kendisini karşıladığını ve sevgiyle kucakladığını düşlermiş. Ama bir düş yalnızca bir düştür. Çocuksuz, neşesiz bir yaşam içinde yaşayıp gidiyorlarmış. Bir gün, nine her zamanki gibi dedenin azığını hazırlamış; o ormana gidince çamaşırları toplayıp yakındaki derede yıkamaya gitmiş. Yıkamış, durulamış ve ancak sırtı dayanamayacak kadar ağrıyınca başını işinden kaldırmış. "Gerinip biraz dinlenmeliyim," demiş nine ve ayağa kalkmış. "Ora...

Yeşil Melek- Kıbrıs Türk Masalı

 Vahtın zamanında bir padişah vardı. O padişahın bir gızı vardı. Gızını nişan etsin deyi, aradı davet etti ahaliyi, gelsin bekarlar sıralansın gızı ok atacak dedi, kimin başına giderse gızı ona verecek. E çıkttı gız atar bir oku gitmez atar o bir oku gitmez. Bir tepecik vardı. O tepeciğin üstünde boynuz vardı. Tak gider vurur o boynuzun üstüne, tak gider vurur o boynuzun üstüne. Yağnışdır gene alırlar, yağnışdır gene alırlar. Sonra gız dedi:, “O boynuzdur benim kısmetim.” dedi padişaha., Çabucakdan, oracağa gızına bir hane yaptırdı. Hizmetçilernan godu gızını içine gece demez gündüz demez ansızdan boynuzun içinden bir oğlan çıkar affet-i devran beş garış gerdan, gördü padişah görüşüler anlaşılar:, “Kırk güne gadar beni meydana vermesan, dedi senin olacan dedi verirsan dedi. Gaybeden dedi.”, “Yok dedi gız”, Kırk gün, kırk gün gideler beraber gündüz biri gelir boynuza girer oğlan. Gider gezer atıynan gelir, o gün şey vardı. Nedeyim? Yörüyüş vardı atlarnan birleşip hangisi geçer oğlan...

Uraşima - Japon Masalı

Bir zamanlar, küçük bir köyde, babasıyla oturan Uraşima adında bir balıkçı varmış. Kulübeleri köyün biraz uzağında, deniz kıyısındaymış. Hemen yakınında bir çamlık varmış. Hava güzel olduğu zaman, Uraşima şafakta denize açılırmış. Ava göre ya hemen ya da uzun zaman sonra dönermiş. Hatta akşam döndüğü bile olurmuş. Böyle durumlarda ana ile baba sahile gider, küçük kayığı görmek için gözleriyle ufku araştırır, oğullarının ertesi gün pazara götürecek kadar yeterli balık avlayıp avlamadığını da merak ederlermiş. Bir gün, güzel bir ilkbahar sabahı, gökte tek bulut yokmuş ve sıcak bir esinti çamlığı okşuyormuş. Uraşima erkenden iyi bir av umarak denize çıkmış. Her zamankinden erken dönüp köydeki arkadaşlarıyla biraz çene çalmak istiyormuş; bunu uzun zamandır özlüyormuş ama umutları gerçekleşmemiş. Ağı her atışında boş çekmiş. Öğleyi geçeli çok olmuş, hala hiç balık tutamamış. O zaman şansını son kez denemeye karar vermiş, bu kez de ağ boş çıkarsa, eve dönecekmiş. Çünkü şanssızlık peşini bıra...