Bir varmış, bir yoğmuş innalahtan kimse yoğmuş. Deve dellalikana, öküz bakkallikana, ben anamın bubamın beşiği içinde salardım. Vahtın zamanında günün zamanında bir padişahınan vezir vardı. Padişahınan vezir hiç çocuk etmezlermiş çıkttılar şeye, onnarda aldılar başlarını bir dere az gittiler, yüz gittiler, tere tepe düz gittiler, dere tepe düz gittiler, altı ay gece atı ay gündüz bir yere gondular. Oturdular ekmek yesinner ekmeği yerkana yanlarına ansızın yanlarna Hazret-i Hızır bir ihtiyarcık yanlarına gelip oturdru. Sordu gennere:, “Nere gidişi, nere geliş oğlum?” Dedi, “Valllahi dedi babalık ne sen sor, ne biz söylelim. Dedi böyle, böyle” dedi., “Tamam” dedi., Yediler ekmeği çıkarttı iki elma ihtiyar: “Bunu dedi sen alacan padişahım dedi bunu da dedi vezirine yeyeceksiniz, hanımlarınızınan pay edin yeyin dedi yapraklarını da atlarınıza verin.”, Atları da çocuk etmezmiş. Ettiler gittiler gece gittiler eve ayıkladılar, yediler abdest bozdular, ikisinin da garısı gebe galdı., “Ama...
Yorumlar
Yorum Gönder