Vahtın zamanında bir padişah vardı. O padişahın bir gızı vardı. Gızını nişan etsin deyi, aradı davet etti ahaliyi, gelsin bekarlar sıralansın gızı ok atacak dedi, kimin başına giderse gızı ona verecek. E çıkttı gız atar bir oku gitmez atar o bir oku gitmez. Bir tepecik vardı. O tepeciğin üstünde boynuz vardı. Tak gider vurur o boynuzun üstüne, tak gider vurur o boynuzun üstüne. Yağnışdır gene alırlar, yağnışdır gene alırlar. Sonra gız dedi:, “O boynuzdur benim kısmetim.” dedi padişaha., Çabucakdan, oracağa gızına bir hane yaptırdı. Hizmetçilernan godu gızını içine gece demez gündüz demez ansızdan boynuzun içinden bir oğlan çıkar affet-i devran beş garış gerdan, gördü padişah görüşüler anlaşılar:, “Kırk güne gadar beni meydana vermesan, dedi senin olacan dedi verirsan dedi. Gaybeden dedi.”, “Yok dedi gız”, Kırk gün, kırk gün gideler beraber gündüz biri gelir boynuza girer oğlan. Gider gezer atıynan gelir, o gün şey vardı. Nedeyim? Yörüyüş vardı atlarnan birleşip hangisi geçer oğlan...
Yorumlar
Yorum Gönder